"Huzurevinde Kalan Yaşlı Bireylerde Hortikültürel Terapinin
Yalnızlık ve Yaşam Doyumu Üzerine Etkisi" başlıklı doktora tez çalışması İstanbul
Üniversitesi-Cerrahpaşa Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları
Anabilim Dalı doktora öğrencisi Dilara HAKTANIR tarafından, İstanbul
Üniversitesi-Cerrahpaşa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi
Prof. Dr. Hülya BİLGİN ve İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Ve Tasarım
Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı öğretim üyesi Prof. Dr. Sima POUYA (ikinci
danışman) danışmanlığında tamamlanmıştır.
Dünyada ve ülkemizde hızla artan yaşlı nüfus, toplumda değişen sosyal
yapılar ve yaşlı bireylerin kurumsal bakım gereksinimlerinin artması, yaşlı
bireylerde yalnızlığı artırarak yaşam doyumunu olumsuz etkilemekte ve ruh
sağlığını güçlendirmeye yönelik müdahaleleri önemli kılmaktadır. Bu noktada
doğanın iyileştirici gücünü bilimsel temellere dayandıran “Hortikültürel
Terapi” yapılandırılmış bahçecilik aktiviteleri aracılığıyla bireylerin hem
fiziksel hem de psikososyal sağlığını destekleyen terapötik ve bütüncül bir
yaklaşım sunmaktadır.
Bu
çalışmada hortikültürel terapinin huzurevinde yaşayan yaşlı bireylerde
yalnızlık ve yaşam doyumu üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla, ön test,
son test ve izlem testi ölçümlerini içeren randomize kontrollü deneysel bir
araştırma tasarımı kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini huzurevinde kalan 380
yaşlı birey oluşturmuş, örneklem güç analizi ile belirlenmiştir (n=48). Veri
kaybı göz önünde bulundurularak örneklem %10 artırılmış, örneklem n=54 olarak
belirlenmiştir. Randomizasyon ile hortikültürel terapi girişim grubu n=27,
kontrol grubu n=27 olarak ayrılmıştır. Uygulamaya başlamadan önce hortikültürel
terapi uygulama alanının tasarımı yapılmış, bahçe hazırlığı ve uygulama
sürecinde kullanılacak tüm materyallerin teminleri planlanmıştır. Araştırma
verileri literatür incelemesiyle hazırlanan Bilgi Formu, Yaşlılar İçin
Yalnızlık Ölçeği (YİYÖ) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) ile toplanmıştır. Veri
toplama araçları uygulamadan bir hafta önce ön test, uygulamanın
tamamlanmasının ardından son test ve uygulamadan dört hafta sonra izlem testi
olarak doldurulmuştur. Hortikültürel terapi uygulaması girişim grubuna haftada
2 gün olmak üzere 6 hafta boyunca toplam 12 seans uygulanmış, kontrol grubuna
herhangi bir girişim uygulanmamıştır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler
(ortalama, standart sapma, frekans, yüzde) kullanıldı. Grup homojenliği
ki-kare, normal dağılım Shapiro-Wilk testiyle değerlendirildi. Normal dağılım
sağlanmadığından, öntest-sontest-izlem ölçümlerinin grup içi
karşılaştırmalarında Friedman, farkların belirlenmesinde Wilcoxon Signed-Rank
ve çoklu karşılaştırmalarda Bonferroni düzeltmesi uygulandı. Gruplar arası
karşılaştırmalarda normal dağılan değişkenler için bağımsız örneklem t-testi,
normal dağılmayanlar için Mann–Whitney U testi kullanıldı. Eksik verilerin
tamamlanması amacıyla analiz öncesi intent to treat (ITT) analizi uygulandı.
Araştırma
sonuçlarına göre; hortikültürel terapi uygulanan girişim grubunda YİYÖ sosyal,
duygusal ve toplam yalnızlık ile Yaşam Doyumu Ölçeği son test ve izlem puanlarında,
ön test puanlarına göre anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Gruplar
arası karşılaştırmalarda girişim grubunun duygusal ve toplam yalnızlık puanları
son test ve izlemde kontrol grubundan anlamlı düzeyde düşük, Yaşam Doyumu
Ölçeği puanları ise anlamlı düzeyde daha yüksek saptanmıştır (p<0,05).
Sosyal yalnızlık puanlarında ise gruplar arasında anlamlı fark görülmemiştir
(p>0,05). Sonuçlar,
hortikültürel terapinin doğanın iyileştirici gücünden yararlanarak yalnızlığı
azaltmada ve yaşam doyumunu artırmada etkili bir terapötik yaklaşım olduğunu ve
huzurevi sakinlerinin psikososyal sağlığını desteklemek amacıyla bakım
süreçlerine entegre edilebileceğini göstermektedir.